Telefon
E-posta
Omurganın yanlara doğru eğilmesi ve kendi çevresinde dönmesiyle karakterize göğüs kafesini de etkileyen 3 boyutlu bir deformitedir. En sık görülen tipi Adölesan İdiopatik Skolyoz olup tam olarak nedeni anlaşılmış değildir.
Daha çok kız çocuklarında görülür ve adet öncesi hızlı büyüme döneminde ilerleyerek omurgada şekil bozukluğu ortaya çıkar Ailesinde skolyoz olan çocuklarda görülme sıklığı artmaktadır. Doğuştan gelişen ve sinir-kas hastalıklarına bağlı olan skolyozlar çok hızlı ilerleyip erken dönemde cerrahi müdahaleye gereksinim gösterebilirler. Klinik olarak; sırtta öne eğilmeyle belirginleşen kaburga hörgücü, omuz asimetrisi, gövdenin yanlara doğru kayması ve leğen kemiğinin asimetrisine bağlı bacak uzunluk eşitsizliği ile tanınabilir.
Özel çekilen röntgenler ile, oluşan eğriliklerin büyüklük ve omurgadaki yerleşim yerleri tespit edilerek omurga ve gövde dengesi üzerine etkileri araştırılır. Genel olarak büyüme potansiyeli mevcut olan çocuklardaki 20 derece ve altı eğrilikler klinik/radyolojik olarak takip edilirken 20-40 derece arasındaki eğriliklerde korse ve özel skolyoz fizyoterapisi uygulanmaktadır. Sırt bölgesinde 45 derece ve üzeri, bel bölgesinde 35 derece ve üzeri eğrilikler omurga dengesini olumsuz etkilediği ve büyüme sonrası da ilerleme eğiliminde olduğundan cerrahi tedavi yöntemleri ile tedavi edilmektedir.
Hastanın yaşı, omurganın esnekliği ve eğriliklerin yerleşim düzenine göre cerrahi teknik belirlenmekte ve cerrahi tedavi sonrası eğriliklerin düzeltilerek kontrol altına alınmasıyla gövde dengesi sağlanarak ileride gelişebilecek gerek organik gerek psikolojik hastalıkların önüne geçilebilmektedir.